Sıkça Sorulan Sorular

Diş ağrısı; dişin çürümesi, minesinin aşınması, dişetlerinin iltihaplanması veya diş köklerinin iltihaplanması gibi nedenlerden kaynaklanır. Diş ağrısı, neredeyse her insanın hayatının bir veya birden fazla döneminde şikayet ettiği bir rahatsızlıktır. Genel kanı, diş ağrılarının basit ağrılar olduğu yönündedir ve bu nedenle dayanılmaz hale gelinceye kadar diş hekimine gitmek genellikle ertelenir. Ayrıca yine aynı kanı nedeniyle bilinçsiz ağrı kesici kullanımının ve çeşitli yöntemlerin en sık görüldüğü ağrı çeşitlerinden biridir.

Diş çürükleri ve diş abseleri, Diş minesinin aşınması, Dişeti hastalıkları, Gömülü dişler, Sinüzit gibi ağız dışı hastalıklar sıralanabilir.

Diş ağrıları nedenleri arasında en sık görülen diş çürükleridir. Toplumun %97’sinde diş çürüklerine rastlanmaktadır. Bu durum özellikle kötü veya yetersiz ağız hijyeninden kaynaklanır. Ağız içine yerleşen bakteriler şekerli ve unlu yiyecek kalıntıları ile asit oluşturur ve bu da dişin koruyucu tabakasını zayıflatarak çürüklere neden olur. Diş ağrıları genellikle zonklama şeklinde ve oldukça rahatsız edici olarak duyulur. Ağrı gittikçe şiddetlenir ve bazen dayanılmaz bir hal alır. Özellikle abse gibi iltihabi bir durum varsa dışarıdan farkedilecek kadar şişliklere neden olabilir. Sıcak-soğuk hassasiyeti ve dişe bastırınca hassasiyet artar. Dişlerde minik kırılmalar görülebilir. Diş ağrısı başladığında vakit kaybetmeden bir diş hekimine gitmek gereklidir. Zira diş ağrısı nedenlerinden de anlaşılacağı gibi, ağrı kendi kendine geçme özelliği genellikle göstermez ve tedavi gerektirir.Ancak diş sağlığını korumak ve diş ağrılarında en iyi tedavinin yapılmasını sağlamak için bazı noktalara dikkat edilebilir.

Yediğimiz gıdalar solunumumuzu etkiler, özellikle soğan sarımsak gibi yiyecekler kan dolaşımımıza geçerler, oradan akciğerlere transfer edilir ve nefesimizle dışarı atılır.

Diş fırçalama, dişipi kullanımı ve ağız gargaraları, sakız çiğneme kokuyu sadece geçici olarak maskeler. Vücut gıdayı elimine edene kadar koku kalır. Diyet yapanlarda düzensiz yemek yemeye bağlı olarak ağız kokusu olur.

Düzenli ağız bakımı olmazsa, gıda artıkları dişler arasında, dilin ve dişetlerinin üstünde birikerek ağızda kalır, belli bir süre sonra kokuya neden olur. Protezlerin de iyi temizlenememesi ağız kokusuna yol açar.

Periodontal sağlığın bozulduğunun en önemli habercisi de ağız kokusudur.

İmplant cerrahisi ağızda uygulanan birçok cerrahi uygulamaya nazaran daha kontrollü bir işlemdir. İyi planlanmış bir şekilde uzman ve tecrübeli hekimler tarafından, steril bir ortamda yapıldığında son derece konforlu bir uygulamadır. İşlem implant başına ortalama 10-15 dakikadır. Lokal anestezi altında uygulandığında herhangi bir diş tedavisinden farkı yoktur.

Diş implantları titanyumdan imal edilirler. Titanyum insan dokusuyla en uyumlu maddedir. İmplantın vücut tarafından reddedilmesi yani doku reddi söz konusu değildir. Fakat iyileşme döneminde gelişen enfeksiyonlar ve hastalar tarafından ağız hijyenine dikkat edilmemesi, fazla sigara ve alkol tüketimi gibi etkenler implantın kemik ile birleşmesini engelleyebilir.

Hastanın yaşı engelleyici bir faktör değildir. 65 yaş üstü (yaşlı) bireylerde bile implant uygulamaları başarılı sonuçlar vermektedir. Kontrol edilebilen, tedavi altında olup ilaçlarını düzenli kullanan diyabet (şeker hastalığı) olan hastalar, kalp hastaları, çeşitli nedenlerle kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalar ise tıp doktorlarından yazılı onay ve görüş alınması halinde implant yaptırabilir.

Diş implantları titanyumdan üretilirer. Titanyum ferromanyetik olmayan bir metaldir. Dolayısıyla MR cihazlarının manyetik alanından etkilenmez. Diş implantı bulunan kişilerin MR ce benzeri ileri radyografik tetkikler yaptırmasında herhangi bir sakınca yoktur.

Call Now ButtonBİLGİ AL